• Deutsch
  • Türkçe

Tarihi süreç içerisinde Türkiye’de referandumlar


Türki Milleti cumhuriyet tarihi boyunca ilk ikisi Anayasa oylaması olmak üzere toplam altı referandum da tercihte bulundu.

9 Temmuz 1961 Anayasası

Halk ilk referandum tercihini 1961 Anayasası’nın oylanması sürecinde yaptı. 27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetleri’nden bir grup asker tarafından yapılan darbe sonrasında Kurucu Meclis tarafından hazırlanan Anayasa 9 Temmuz 1961 yılında halkoyuna sunuldu.

Çift meclisli bir yasama organı öngören Anayasa kişi hakları, sosyal ve ekonomik haklar ve siyasal haklar yelpazesini genişletiyordu. Anayasa Mahkemesi kurulmasının yanı sıra üniversite ve TRT’ye de özerklik sağlanıyordu. Referandum Demokrat Parti (DP) yöneticilerinin Yassıada’daki yargılamaları devam ederken gerçekleştirildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun rakamlarına göre 12 milyon 747 bin 901 kayıtlı seçmenin 10 milyon 321 bin 111’i oy kullandı. Katılım oranı yüzde 81 olan referandumda “Evet” oyları yüzde 61,7 “Hayır” oyları ise yüzde 38,3 seviyesinde kaldı.

Kenan Evren veya 1982 Anayasası

12 Eylül 1980 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri emir-komuta zinciri içinde darbe ile ülke yönetimine el konuldu. Yasama ve yürütme yetkilerini devralan Milli Güvenlik Konseyi (MGK) 29 Haziran 1981 tarihinde  Kurucu Meclis’in oluşturulmasına karar verdi. 15 kişilik komisyonca Kasım 1981'de hazırlanmaya başlanan Anayasa 18 Ekim 1982’de üzerinde değişiklikler yapılarak MGK tarafından kabul edildi. Oylanan Anayasa'nın geçici birinci maddesi  Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığı görevini üstleneceğini düzenliyordu. 7 Kasım 1982'de gerçekleştirilen referanduma 20 milyon 690 bin 914 kayıtlı seçmenin 18 milyon 885 bin 488’i katıldı. Katılım oranı yüzde 91,3 olan referandumda “Evet” oyları 91,4, “Hayır” oyları ise yüzde 8,6 seviyesindeydi.

Siyasi Yasakların Kaldırılması (1987)

Türkiye’de seçmenler 1987 yılında 1982 Anayasası’nın geçici 4. maddesinin kaldırıp kaldırılmayacağı konusunda karar vermek için sandık başına gitti.

1982 Anayasası’nın geçici 4. maddesi, 1980 darbesi ile feshedilen meclisin üyesi olan milletvekilleri ve senatörlere 5 yıllık, iktidar ve ana muhalefet partilerinin kimi üyelerine yönelik olarak 10 yıllık siyasi faaliyet yasağı getiriyordu.

Anayasa’nın geçici 4. maddesinin kaldırılmasına ilişkin değişiklik 6 Eylül 1987'de halkoyuna sunuldu. Dönemin Başbakanı Turgut Özal ve iktidardaki Anavatan Partisi (ANAP) yasakların kaldırılmasına karşı çıkarak “Hayır” kampanyası yürüttü. 1980 darbesi ile kapatılan Adalet Partisi’nin (AP) devamı olan Doğru Yol Partisi (DYP), kapatılan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) devamı olan Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP), kapatılan Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) devamı olan Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve kapatılan Milliyetçi Selamet Partisi’nin (MSP) devamı olan Refah Partisi (RP) referandumda yasakların kaldırılması için “Evet” kampanyası yürüttü. 6 Eylül 1987’de halk sandık başına gitti. Referandumda 26 milyon 95 bin 630 kayıtlı seçmenin 24 milyon 436 bin 821’i oy kullandı. Katılımın yüzde 93,6 olduğu referandumda yüzde 50,2 “Evet” derken, yüzde 49,8 “Hayır” dedi. Referandum sonucunda Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan’ın siyasi yasakları kalktı.

Seçimlerin erkene alınması kabul edilmedi (1988)

1987’de siyasi yasakların kalması sonrasındaki ilk genel seçim 29 Kasım 1987’de yapıldı. ANAP sandıktan birinci parti olarak çıkmasına rağmen oyları yüzde 45,1’den yüzde 36,3’e düştü.

ANAP yerel seçimlerin gerçekleşeceği 26 Mart 1989 tarihine kadar oy kaybının artacağı endişesi ile Anayasa’nın 127. maddesinde değişiklik yapılması ve yerel seçimlerin bir sene öne alınarak 13 Kasım 1988’de yapılmasını teklif etti. Anayasa değişikliği 25 Eylül 1988’de halkoyuna sunuldu ve reddedildi.

Cumhurbaşkanını halk seçiyor (2007)

Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin dolması sonrasında Abdullah Gül’ün 357 oy aldığı 11. cumhurbaşkanı seçimlerinin ilk turu CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne taşındı ve Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanı seçimi için gerekli olan 367 karar yeter sayısının aynı zamanda toplantı yeter sayısı da olduğuna karar vererek ilk tur seçimlerini iptal etti. "367 Kararı" sonrasında iktidar partisi AKP cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliği teklifini hazırladı. Değişiklik Meclis'te kabul edildikten sonra cumhurbaşkanı Sezer tarafından onaylanmayarak Meclis'e geri gönderildi. Meclis'te aynen kabul edilerek cumhurbaşkanına tekrar geri gönderilen değişikliğe ilişkin olarak Sezer halkoyuna sunma kararı aldı.

Bu arada erken seçim kararı alındı. 22 Temmuz'da yapılan seçimde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) oylarını yüzde 12 oranında artırarak yüzde 46 seviyesine yükseltti. MHP’nin mecliste hazır bulunması sonucu 367 olan toplantı yeter sayısını sağlandı, 28 Ağustos’ta gerçekleşen üçüncü turda 339 oy alan Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçildi.

21 Ekim 2007'de halkoyuna sunulan anayasa değişikliğinde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, görev süresinin 7 yıldan 5 yıla indirilmesi, ikinci dönem seçilebilmesinin önünün açılması, meclis seçim döneminin 5 yıldan 4 yıla indirilmesi ve meclis toplantı yeter sayısına ilişkin değişiklikler öngörülüyordu.

Referanduma 42 milyon 690 bin 252 kayıtlı seçmenin 28 milyon 819 bin 319’u katıldı. Yüzde 67,5 oranında katılımın olduğu referandumda “Evet” oyları 69, “Hayır” oyları ise yüzde 31 seviyesindeydi.

2010 Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu oylaması

2010 yılında hazırlanan Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yeniden yapılanmaya gidiliyor, 15 Temmuz darbesinin esas zemininin hazırlandığı bu oylamaya AKP, Saadet Partisi, Büyük Birlik Parti Fetocu Teröristler “Evet” çağrısı yaparken, Parelel yapının kontrolünde olan kimi eski siyasetçi ve sözde aydın takımında bulunduğu bir grup ise “Yetmez ama Evet” diyerek değişikliği destekledi. CHP, MHP “Hayır” cephesinde yer aldı.

12 Eylül 2010’da gerçekleşen referanduma katılım Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklamış olduğu rakamlara göre yüzde 73,71 seviyesinde oldu. Yüzde 42,12 oranındaki 15 milyon 856 bin 793 seçmen “Hayır” oyu verirken, yüzde 57,88 oranına denk gelen 21 milyon 787 bin 244 seçmen “Evet” oyu verdi.