• Deutsch
  • Türkçe

SPD üyeleri koalisyon sözleşmesini oyluyor


SPD tabanı, bugünden itibaren Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hristiyan Birlik Partilerinin (CDU/CSU) üzerinde anlaştığı koalisyon sözleşmesini oylayabilecek. 463 binden fazla üyeye 2 Mart'a kadar süre tanındı.

Alman Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileriyle yeniden koalisyon hükümeti kurmasına karar verecek olan yüz binlerce parti üyesine seçim belgelerinin gönderilmesine dün başlandı. Üyeler bugünden itibaren koalisyon sözleşmesini oylayabilecek.

Parti yönetimi ve genel başkan adayı Andrea Nahles parti üyeleriyle yapılan bölgesel konferansların cesaret verici olduğunu ve koalisyon anlaşmasının açık farkla kabul edilmesini beklediklerini açıkladı. Nahles parti üyelerinin koalisyonun reddedilmesinin "kaosa” yol açacağı uyarısında bulunduklarını söyledi.

Federal Aile Bakanı Katarina Barley de parti tabanıyla yaptıkları buluşmaların iyimserliğini arttırdığını söyledi. Bakan, "parti tabanının güvensizlik içinde olduğunun söylenemeyeceğini ve birçok parti üyesinin koalisyon anlaşmasının maddelerini beğendiği ve başka alternatif olmadığı için anlaşmaya kabul oyu kullanacağını” söyledi.

463 bin parti üyesinin katılacağı oylamada oy pusulalarının en geç 2 Mart'a kadar postaya verilmiş olması gerekiyor. Sonucun az farklı olması bekleniyor. Kuzey Ren-Vestfalya eyalet teşkilatının bazı üyeleri ve SPD'li eyalet parlamentosu üyelerinin katılımıyla kurulan "büyük koalisyona hayır” girişiminin yüzlerce partili tarafından desteklendiği açıklandı. SPD gençlik teşkilatı Genç Sosyalistler de büyük koalisyonun reddedilip erken seçime gidilmesini istiyor.

Martin Schulz'un zikzakları

Gençlik teşkilatının başkanı Kevin Kühnert Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği mülakatta "bir sonraki seçim kampanyasının kamplaşma kampanyası şeklinde geçmesi gerektiğini” söyledi. Kolay anlaşılır alternatiflerin seçmenin kolay karar vermesini mümkün kılacağını belirten Kühnert, SPD'nin son genel seçimdekinden daha kötü sonuç alacağına ve AfD'nin oylarını arttıracağına inanmadığını söyledi. Genç Sosyalistlerin başkanı "Angela Merkel ile kurulan koalisyonlarda partiler arasındaki farklar açıkça gösterilemiyor. Çoğu SPD üyesi kendini küçük düşmüş hissediyor. Yıllarca en önemli rakibimizin küçük ortağı olarak koalisyona hapsolmak SPD için kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

Parti tabanıyla yapılan buluşmalarda SPD üyelerine güvensizlik ve endişenin hakim olduğu görülüyordu. Zikzaklarıyla SPD'lileri şaşırtan Martin Schulz koalisyon görüşmelerinin tamamlanmasının ardından genel başkanlıktan istifa etmişti. Schulz'un liderliğindeki SPD'nin oy oranı 24 Eylül genel seçimlerinde yüzde 20,5'e gerilemişti. Schulz seçimin ardından Merkel'in kuracağı kabinede yer almayacağını söylemiş olmasına rağmen görüşmeler tamamlandıktan sonra dışişleri bakanı olmak isteğini duyurmuştu.

Kargaşa parti üyelerini de ürküttü

Partililerden gelen yoğun tepki üzerine Martin Schulz dışişleri bakanı olmaktan vazgeçtiğini açıklamıştı. Schulz'un koalisyon anlaşması oylaması tamamlanana kadar genel başkanlıkta kalması öngörülüyordu. Schulz'un geri adım atmak zorunda kalması üzerine müstakbel halefi Andrea Nahles genel başkanlığa vekâleten talip olmuş ancak parti yönetim kurulunda yer almayan Nahles'in genel başkanın seçileceği parti kongresinden önce bu görevi üstlenmesine taban tepki gösterince geçici genel başkanlığa Olaf Scholz getirilmişti.

Andrea Nahles aynı zamanda daha önceki genel başkanlar gibi parti tabanını dikkate almadan genel başkanlık planları yaptığı için de eleştiriliyor. Nahles gece gündüz demeden çalışmayı vaat ediyor ve SPD'nin grup dayanışmasına ve yenilenmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Eski genel başkan Sigmar Gabriel de aynı şeyleri vaat etmiş ancak SPD'nin Hristiyan Birlik partileriyle koalisyon kurması yenilenme sürecinin yarı yolda kalmasına neden olmuştu. Andrea Nahles'in SPD'yi birleştirip ilerleteceğine Almanların yüzde 33'ü inanıyor. Parti üyelerinin de sadece yüzde 48'i bu görüşü paylaşıyor.

DW