• Deutsch
  • Türkçe

Basınında Trump'ın zaferi


ABD’de başkanlık seçimlerini Donald Trump’ın kazanması dünya basınında manşetten duyuruldu. Yorumlarda ise Trump’ın seçimleri kazanmasının olası olumsuz sonuçlarına dikkat çekiliyor.

 

ABD’de seçimleri Donald Trump’ın kazanmasını dünyanın önde gelen gazetelerinin online sayfaları manşetten duyurdu. Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung haberi “ABD’nin başkanı Donald Trump oldu,” Süddeutsche Zeitung ise haberi “Başkan Trump’dan kutuplaşmanın yaralarını sarma sözü” manşetiyle verdi.

 

İngiliz gazetesi Daily Mail “Trump Diyarı” şeklinde duyurdu. İtalyan gazetesi La Repubblica"Trump Başkan. ABD’de de şok seçimler” derken, Fransız Le Monde Trump’ın yaptığı konuşmadan bir sözü başlığa taşıdı: “Donald Trump ‘bütün Amerikalıların başkanı olmak' istiyor.”

 

Norveç gazetesi Dagbladet "Şok: ABD’nin yeni başkanı Donald Trump” ifadesini kullanırken, Çek MF Dnes gazetesi “Amerika beklentilerin aksine Trump’ı seçti” manşetini attı.

 

Basında çıkan yorumlarda ise Donald Trump’ın seçimleri kazanmasının dünyada yaratacağı etki ile seçim zaferinin nedenleri üzerinde duruluyor.

 

Londra merkezli Financial Times gazetesinde ABD’deki başkanlık seçimlerini Donald Trump’ın kazanmasıyla iç politikanın yanı sıra dış politikada da değişiklikler beklendiğine dikkat çekiliyor:

“Donald Trump’ın beklenmedik zaferi ülke içinde ve dışında bir dizi radikal siyasi değişikliğe yol açacak… Dış politikada da önemli değişiklikler olabilir. Ancak bir çok uzman, seçim kampanyası sırasında verilen sözler ile resmi siyaset arasında büyük farklılıkların olabileceğine işaret ediyor.”

 

Viyana’da yayımlanan der Standard gazetesindeki yorumda seçimi Donald Trump’ın kazanması ile dünyayı belirsiz bir geleceğin beklediği belirtiliyor.

“Donald Trump’ın ABD Başkanı olması kötü bir rüya gibi. Ancak buna alışmamız gerekiyor. Önümüzdeki aylarda nelerin mümkün olabileceğini gördükçe hayrete düşeceğiz. Çünkü Trump, daha önce yaptığı açıklamaların sadece bir bölümünü bile hayata geçirse, dünya siyasetinde taş taş üstünde kalmayacak.”

 

Roma merkezli La Stampa gazetesindeki yorumda Donald Trump’ın kazanmasının halkın yerleşik siyasi sistemden bıkmasıyla bağlantısı olduğuna işaret ediliyor. Yorumda, halkın bu kararının dünyada “şaşkınlıkla” karşılandığı belirtiliyor.

"Halkın isyanının Amerika’yı ele geçirerek, Donald Trump’ı seçmesi dünyayı sarstı… Çünkü refah ve memnuniyet umudu olmayan milyonlarca yoksul aile Washington’ın son 30 yıldır hanedanı olan Bush ve Clintonları uzaklaştırmaya karar verdi.”

 

Stockholm'da yayımlanan bulvar gazetesi Aftonbladet’deki yorumda, Donald Trump’ın seçimleri kazanmasının "iyi bir işaret olmadığı” görüşü savunuluyor:

"Dünya ve İsveç için Donald Trump’ın zaferi dramatik bir değişime işaret ediyor… Trump, özgür basına saldırdı, bağımsız yargıçları sorguladı, rakibini hapishaneye göndermekle tehdit etti. Bunlar bizim diktatör ve otokratik devletlerde gördüğümüz yöntemler, ABD ve Batı dünyasında değil.”

 

Londra merkezli The Times gazetesinde ABD’deki başkanlık seçimlerine ilişkin şu satırlar dikkat çekiyor:

“Trump tutumu nedeniyle sarsıldı, ama eğer insanlar rakibine güvenselerdi alacağı zarar daha büyük olacaktı. Donald Trump’ın öyle eksiklikleri var ki, Avrupalı gözlemciler Amerikalıların çoğunun Hillary Clinton’ın da aynı derecede yetersiz olduğunu düşündüğünü göremedi.”

 

Rus İzvestiya gazetesi seçim öncesinde sadece rakibi Hillary Clinton’ın değil, bazı Cumhuriyetçilerin de Donald Trump’a karşı faaliyetler yürüttüğüne dikkat çekiyor:

"Demokratların yanı sıra Cumhuriyetçilerin de bazıları Trump’ın başkan olmasının kötü bir seçenek olacağını düşünüyordu. Çünkü Trump yerleşik düzeni karşısına almaktan, uygun düşeni değil düşündüğünü söylemekten çekinmiyor.”

 

Paris merkezli muhafazakâr gazete Le Figaro'daki yorumda ABD’deki seçim kampanyasının ülkeyi kutuplaştırdığına işaret edilerek, “zararın büyük olduğu” dile getiriliyor. Yorumda şu satırlar göze çarpıyor:

“Beyaz Saray’ın yeni sahibinin ilk görevi ülkeyi yeniden bütünleştirmek olacak… Seçim kampanyasının ardından geriye şiddet ve atılan çamurların yanı sıra büyük bir başarısızlık tablosu kalacak. Siyasetçiler, medya ve analistler Trump’ın buldozerinin geldiğini göremedi veya gönüllü olarak buna seyirci kaldı.”

 

© DW