• Deutsch
  • Türkçe

BAŞBAKAN BERLİN'DE HÜSRANA UĞRAMIŞTIR


Sayın Basın Mensupları,
Avrupa Türk Konfederasyon Genel Başkanımız Sayın Cemal Çetin Türkiye’nin ve Avrupa Türklüğü’nün gündemine ilişkin yazılı basın açıklamasının tam metni. İlginize sunuyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
 
Basın Bürosu
 
*  *  *
 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Brüksel ve Berlin gezileri Türkiye’ye ve Avrupa Türklüğüne hiçbir şey kazandırmamıştır. Brüksel’de AB komiserleri tarafından kapalı kapılar ardında sorgulanan Sayın Başbakan’ın Türkiye açısından olumlu hiçbir kazanım elde edemediği açıktır. Fakat sorgulama odalarında ne gibi tavizler verdiği ise belli değildir.
 
Brüksel’de yapmış olduğu ziyaret sonrası yaptığı açıklamalar tamamen gerçek dışıdır.
 
Görkemli bir karşılama bekleyen Sayın Başbakan hüsrana uğramıştır. Avrupa’nın her ülkesinden bedava otobüsler kaldırılmasına ve Türkiye Cumhuriyetinin tüm imkânları kullanılmasına rağmen karşılamaya gelen kişi sayısı bini geçmemiştir.
 
Berlin’de başta Almanya Başbakanı Sayın Merkel ve Alman yetkililerle yapmış olduğu görüşmeler sonucunda hiçbir konuda ilerleme sağlanamamıştır. Yine aynı şekilde Almanya’nın başkenti Berlin’de Avrupa Türklüğü ile buluşacağı ifade edilmiş ve Avrupa genelinde yapılan kampanya ve bedava otobüsler kaldırılmasına rağmen 3 bin kişilik salonu ancak doldurabilmişlerdir. Sadece Berlin’de 200 bine yakın Türk’ün yaşadığı düşünülürse bu sayı tamamen fiyaskodur.
 
Bu gezilerde Sayın Tayyip Erdoğan alışılmış konuşma tarzı ile hamasi nutuklar atmış ve hayali projeler üreterek oraya toplanan yandaşların gözünü boyamaya çalışmıştır. Fakat yaptıkları iddia edilen yolsuzluk, rüşvet ve talan hakkında iftira demekten öte inandırıcı bir duruş ortaya koyamamıştır.
 
12 yıla yakın tek başına iktidarda olan AKP hükümeti Avrupa Türklüğü’nün hiçbir problemini çözüme kavuşturmamış aksine meselelerimiz daha da derinleşmiştir.
 
•          Vize duvarları AKP iktidarı döneminde daha da kalınlaşmıştır. Yeşil pasaportlular bile AB ülkelerinde sınırlı kalma hakkına tabi tutulmuşlardır.
 
•          Almanya’da doğup büyüyen yarım asrı geçkin bir zamandır burada yaşayan insanların Aile Birleşimi adeta imkânsız hale getirilmiştir. AKP iktidarı zamanında Türkiye’den evlenen çocuklarımız eşlerini Almanya’ya getirememektedirler. Bu sebeple büyük Aile dramları yaşanmaktadır.
 
•          Almanya’da yaşayan Türk Vatandaşları hala diğerleri sınıfında horlanmakta, iş bulmakta zorluk çekmekte, ayrımcılığa tabi tutulmaktadır.
 
•          Yabancı düşmanlığı başta Almanya olmak üzere bütün Avrupa ülkelerinde artarak devam etmekte ve Türk Vatandaşları seri cinayetlere kurban gitmiştir. Evleri kundaklanmıştır.
 
•          Bedelli Askerlik önce 10 bin Euro’ya yükseltilmiş, gelen tepkiler üzerine sanki yükseltenler kendileri değilmiş gibi kurnazlık yaparak 6 bin Euro’ya indirmişlerdir.
 
•          Dünya’nın en yüksek Pasaport harçlarını Avrupa Türklüğü ödemektedir.
 
•          İzin dönemi çile dönemine dönüşmüştür. Yol güzergâhlarında rüşvetler ve eziyetler devam etmektedir. Türkiye’ye giriş ve çıkışlardaki gümrüklerde yaşanan zorluklar, araba kuyrukları insanlarımızı canından bezdirmektedir.
 
•          Türk Hava Yolları’nın özellikle izin dönemlerinde uyguladığı yüksek fiyatlar ile Avrupa Türklerinin izin yapmalarına mani olmaktadır. Tatillerde en düşük THY bileti 500 Euro’nun üzerindedir. Avrupa Türklüğüne uyguladıkları yüksek fiyatları başka güzergâhlara peşkeş çekmekte veya uçuk fiyatlarla anlamsız reklam kampanyaları yapmaktadırlar.
 
•          Avrupa Türklüğü ekonomik açıdan Türkiye’ye her zaman çok büyük katkılarda bulunmuştur. Avrupa’da çalışan insanlarımızın Türkiye’den pirim ödeyerek emekli oluyorlar. AKP iktidarı sırasında artık emekli olmak için bir servet ödenmesi gerekiyor. AKP hükümeti burada yaşayan insanlarımızı para makinesi olarak görmektedir.
 
•          AKP Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da yaşayan insanlarımızın arasında ayrımcılık yapmaktan çekinmemektedir. Yurtdışı Türkleri ve akraba toplulukları başkanlığı AKP’nin menfaatleri dışında hiçbir olumlu çalışma yapmadığı gibi seçtiği danışma kurulunu kendi yandaşlarından oluşturmuştur. Yapılan toplantılarda AKP’li bakanlar AKP propagandası dışında olumlu bir çalışma ortaya koyamamaktadır.
 
•          3 yıl sonra vizesiz Avrupa söylemi tamamen gerçek dışıdır. AKP hükümeti 12 yıldan beri her seçim dönemi yeni bir gerçekdışı vaatle insanlarımızı kandırmıştır.  3 yıl sonra vizesiz Avrupa söylemide bu gerçekdışı vaatlerden biridir.
 
•          Sözde İslami holdinglerin yüksek kar payı garantisi ile insanlarımızın alınterini ceplerine indirmişleridir. Bu konuyla ilgili iktidara gelince çözüm bulacağını söyleyen Sayın Tayyip Erdoğan’ın çözümü hala “verirken bana mı sordunuz?” söylemidir.
 
•          Deniz Feneri rezaleti apaçık ortada durmaktadır. Yapılan yolsuzlukların AKP’ye kadar ulaşacağı gerçeğinin üzeri örtülmektedir.
 
•          Türkiye – AB ilişkileri AKP iktidarı döneminde Türkiye açısından “kaybet-kaybet” durumuna düşürülmüştür.
 
Sayın Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu bu gezilerde yapılan bedava organizasyonların parası nereden karşılanmaktadır?
 
Yolsuzluk ve rüşvet batağındaki bir hükümete AB yetkilileri en hassas oldukları konularda neden bir duruş sergilemiyorlar?
 
Acaba bu durumu kullanarak AKP hükümetinden Türkiye aleyhine tavizler mi koparıyorlar?
 
AKP iktidarı, Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da sadece kendisini destekleyen bir gruba veya bazı işadamlarına çeşitli menfaat imkânları sunmuştur. Fakat Avrupa Türklüğünün meselelerini görmezden gelmiştir.
 
Sayın Tayyip Erdoğan’ın çocukları, bakanlar ve bakan çocukları, işadamları, bürokratlar ve AKP’li belediyelerin üzerinde dolaşan yolsuzluk iddialarının kapatılmaya çalışıldığı apaçık ortadadır.
 
 
 
Yolsuzluk iddiaları için Türkiye manzarasını gösteren en anlamlı söz “Hırsızlar, savcıları ve polisleri kovalıyor” sözüdür.
 
Tayyip Erdoğan hükümetinin Türkiye’yi diktatöryel bir kafa yapısıyla yönettiği ve her konuda her kuruma baskı uyguladığı açıktır. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını yayından kaldırması için TV yetkilisini bizzat kendisinin araması bile diktatör kafa yapısının apaçık örneğidir.
 
Düzmece anketlerde çıkardıkları gerçekdışı verilere bile tahammül edemeyen Başbakan, MHP’den üç puan silip başka partiye yazın diyecek kadar alçalmıştır.
 
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde Tayyip Erdoğan hükümetinin yaptığı hukuk dışı ve ahlak dışı baskılar kabul edilemez.
 
AKP hükümeti yolsuzluk, rüşvet ve hukuksuzluk batağına düşmüştür. Ahlaken ve demokrasi kuralları gereği istifa etmesi gerekmektedir. Bu şartlarda yaptıkları her icraat ve aldıkları her karar şaibelidir.
 
Türkiye’de yaşayan Türkler gibi Avrupa Türklüğü de AKP hükümetinin yaptığı yolsuzluk ve rüşvet iddialarını ve bu iddiaları kapatmak için hukuk dışı ve demokrasi dışı çabalarını çok iyi görmektedir. Bizim hamasi nutuklara karnımız toktur. AKP, Avrupa Türklüğü’nü aldatamayacaktır. Türk Milleti yapılacak ilk seçimde AKP’nin gösteremediği ahlaki duruşu sorgulayıp AKP’ye hak ettiği dersi verecektir.
 
Cemal Çetin
 
Avrupa Türk Konfederasyon Genel Başkanı