• Deutsch
  • Türkçe

Almanya Türk Federasyon Genişletilmiş Genel İstişare toplantısı


Almanya Türk Federasyon (ATF) Başkanlık Divanı, Genel İdare Kurulu, Denetleme ve Disiplin Kurulu, Bölge Başkanları, Teşkilat Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleriyle Genişletilmiş İstişare ve Gündem Değerlendirme toplantımızı, MHP MYK Üyesi ve Avrupa Türk Konfederasyon (ATK) Genel Başkanımız Sayın Cemal Çetin’in katılımlarıyla gerçekleştirdik.

Toplantı Kur'an-ı Kerim tilaveti, şehitlerimiz için saygı duruşu ve topluca okunan İstiklal Marşı’mız sonrası Almanya Türk Federasyonumuzun Genel Başkanı Sayın Şentürk Doğruyol’un açılış konuşmasıyla başladı.

Genel Başkanımız Sayın Şentürk Doğruyol yapmış oldukları açılış konuşmasında toplantının gündemini açıkladıktan sonra MHP MYK üyesi ve Avrupa Türk Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Cemal Çetin’in toplantıya katılmasından dolayı şükranlarını ifade ederek konuşmalarını yapmak üzere kendilerini kürsüye davet etti.

ATK Genel Başkanımız Sayın Cemal Çetin konuşmasında katılımcıları selamlayarak, “Türkiye’mizde İslam coğrafyasında, Türk dünyasında milletimiz ve din kardeşlerimiz büyük sıkıntılarla karşı karşıyadır. Elbette Türk Milleti’nin sevdalısı olan, varlığını Türk Milletinin varlığına adamış olan Ülkücüler olarak bu gibi meselelere yoğun ilgi göstermek mecburiyetindeyiz ve Türk Milleti’nin sevinciyle sevinmeli, derdiyle dertlenmeliyiz ve çözüm sunmakta en temel vazifelerimizden biridir.

Genel Başkanımız Cemal Çetin konuşmasının devamında; “içinde bulunduğumuz Şubat ayı günlerinde mensubu olmaktan şeref duyduğumuz Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluşunun 49. Yılını kutladık. Bu vesile ile Partimizin kurucusu, Başöğretmenimiz, hepimizi gönül seferberliği ile ülkücülüğe davet eden merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ve ahirete göçmüş olan dava büyüklerimizi, vatan için, devlet için, din için, millet için hayatının baharında varlığını Türk Milletine armağan eden aziz şehitlerimizi rahmetle, hürmetle, saygıyla yad ediyorum, ruhları şad, mekanları cennet olsun. Bu vesile ile Başbuğumuzun bize mirası emanetleri ne pahasına olursa olsun, namusumuz gibi koruyacağımıza gelişmesi için birlik beraberliğimizin bozulmaması için her türlü fedakarlığı yapacağımızı da buradan açık bir şekilde ifade etmek isterim.

Aynı zaman da Avrupa Türklüğünün sigortası olan kurulduğu günden bugüne kadar Avrupa’daki kimlik mücadelesinin en önde giden temsilcisi olan ve buradaki insanlarımıza her zaman olduğu gibi karşılıksız hizmet veren Türk Federasyon’umuzun Haziran ayında kuruluşunun 40. yılını kutlayacağız.  Dolayısıyla Partimiz MHP’nin kuruluşunun 49. Yılı Türk Federasyon’umuzun kuruluşunun 40. Yılına denk gelmektedir.

Ülkücü Hareketin kurumları kurulduğundan bugüne gerek Türkiye’de olsun gerekse de dünyanın çeşitli bölgelerindeki teşkilatlanmış olan Ülkücü Hareketin temel organları üzerine düşen vazifeleri her türlü sıkıntıya rağmen, zorluğa rağmen eksiksiz yerine getirmenin gayreti içerisinde olmuştur.

Türk Federasyon’umuz da kurulduğundan bugüne kadar Avrupa’daki Türk insanını ayırım yapmadan kucaklamaya gayret etmiş, hiç kimsenin maddi ve manevi duygularını, varlığını istismar etmeden Türk Milletine hizmet etmenin bir şeref olduğu teziyle birlik ve beraberlik içerisinde, kucaklaşarak hizmetlerini bugüne kadar taşımıştır. Cenab-ı Allah’a şükürler olsun ki, bugünümüz dünden daha iyidir. İnşallah, birlik ve beraberlik içerisinde ortaya koyacağımız çalışmalar neticesinde de yarınlarımız daha güzel olacaktır.

Bu teşkilat 40. Yıla kolay gelmemiştir. Burada bir mücadele vardır, alın teri vardır. Geçmişini bilmeyen bugününü tayin edemez, geleceğini organize edemez.

Bugünlere gelirken, mücadelemizde zaman zaman sıkıntılı günlerimizin olduğu gibi sevinçli günlerimizde oldu. Her türlü ihanete, saldırıya, ayrışmaya rağmen samimi ülkücüler sıkıntılı ve sevinçli günlerimizi de birbirimize kenetlenerek teşkilatımızın çatısı altında Başbuğumuzun izinde yürüyerek aşmasını bildik.

BAŞBUĞUMUZUN YOLUNDA LİDERİMİZİN EMRİNDEYİZ

Genel Başkanımız Sayın Cemal Çetin, geçmişte Milliyetçi-Ülkücü Hareketin fikri yapısını değiştirmek, birilerine peşkeş çekmek isteyenlerin çıktığı ve “bizde artık birer Türkeş’iz” diyerek Başbuğumuza ihanet girişiminde bulunduklarını ifade etti. Konuşmasını şu şekilde devam etti: “Menfaat, makam ve hırsları için, hizmet ettikleri unsurlara yaranmak için Türkeş’siz MHP oluşturma çabalarına karşı samimi ülkücüler Başbuğ neredeyse biz oradayız diyerek Başbuğumuzun yanında olmuşlardır. “Bizde Türkeş’iz” diyenlerin Başbuğumuzun tırnağı bile olamayacaklarını biz biliyorduk ancak zaman içerisinde kendileri de davranışlarıyla ortaya koymuş oldular.

Aynı zaman da biz dün her türlü ihanet karşısında BAŞBUĞ NEREDEYSE, BİZ ORADAYIZ diyor yanında oluyorduk, bu günde LİDERİMİZ NEREDEYSE, BİZ ORADAYIZ diyoruz.

Ben Ülkücüyüm, ben Türk Milliyetçisiyim diyen, ben Başbuğun yolundayım diyen her ülkücünün davasına sahip çıkması, teşkilatının içerisinde ve Liderinin emrinde olması en öncelikli görevidir. “

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİN GÜVENCE LİDERİMİZ DEVLET BAHÇELİ’DİR

Türk Milleti, her zamankinden daha çok varlığını ve birliğini tehdit eden oyunlarla karşı karşıyadır. Bu sebeple her zamankinden daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç  vardır. Bu birlik ve beraberliğin mayası olan Milliyetçi-Ülkücü Hareket elbette ki bu gibi sıkıntıları görerek üzerine düşen görevi yerine getirecektir. Gururla söyleyebilirim ki Liderimiz, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey, yalnız ülkücü hareket için bir güzellik, bir değer değil, aynı zamanda Türkiye ve Türk Milleti için de bir değerdir ve güvencedir.

Genel Başkanımız yalnız bu günlerde değil, geçmişte de Türkiye ve Türk Milleti’nin menfaati söz konusu olduğunda üzerine düşen görevi her türlü eleştiriye rağmen yerine getirmiştir. Bir hatırlayın, İktidara muhalefet olsun diye yanlış işlerin içerisinde ülkücüleri sokmamış, Türkiye’mizin siyasi krizlerini aşması için gerekli çözümleri ve katkıları ortaya koymuştur.

HAK VE ADALET TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ SAYESİNDE OLACAKTIR

Bakınız bugün Türk Dünyası ve İslam Dünyası kan revan içerisinde, zulüm altında, gözyaşı var, vatanlarını topraklarını terk ediyorlar, kutsal yerler birer birer işgal ediliyor. Bir yandan teröristler, bir yandan emperyalistler ve emperyalistlerin teslim olmuş iktidar sahipleri o toprakları bu hale getirdi ve devam ediyorlar. Ve bu hainlikler, işgaller, tuzaklar yavaş yavaş Türkiye’mize doğru yönelmeye başlıyor. Her şeye rağmen İslam ayağa kalkacaksa, eğer o coğrafyada akan kan ve gözyaşı duracaksa, eğer Hak ve Adalet oralara hakim olacaksa bu yine Türkiye ve Türk Milleti sayesinde olacaktır. Bu nedenle devletimize ve milletimize her zamankinden daha fazla sahip çıkmamız gerekmektedir ve oluşan bu güzel birlikteliği, milli birliği ve kardeşlik ortamını yumuşatacak, bozacak davranışlardan uzak durmamız gerekiyor.

KIZILELMAYA ONLARIN HAYALİ BİLE YETMEZ

Geçmişte FETÖcülerin ve iktidara muhalif bazı çevrelerin söylem ve eylemlerinin karşısında öyle bir propagandayla karşı karşıya kaldık ki, kendi insanlarımızın bile anlayamadığı bir durum oluşmuştu. O günlerde de diyorduk ki, biz cemaatçi değiliz, biz kuru kuruya muhalefet yapan hareket de değiliz, BİZ TÜRK MİLLİYETÇİSİYİZ, ÜLKÜCÜYÜZ, nerde bir Türk varsa onun derdi ile dertleşir, onun sevinci ile seviniriz. BİZİM KIZILELMA ÜLKÜMÜZE ONLARIN HAYALİ BİLE YETMEZ.

Demek istiyorum ki, oluşturulan aleyhte propagandalara ve o günkü hükümetle de en büyük kavgayı biz vermemize rağmen Türk Milleti, Türk Devleti zarar görmesin diye Genel Başkanımızın nasıl bir dirayet gösterdiğini, milletimize nasıl öncülük yaptığını, nasıl bir öngörü ve titizlikle davrandığını iyi anlamalıyız.

BENİM AKLIM HEP TÜRKİYE’DİR

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, "Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet etme Sistemini 2019'da tam manasıyla tesis etme maksadıyla sonuna kadar birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir." sözleriyle AKP ile ittifak için zemin oluşturmuştur. Genel Başkanımız aynı açıklamada, geçmiş yıllardaki ittifakları hatırlattı ve yasal zemini işaret ettiği basın açıklamasında, Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş beyin gerçekleştirdiği ittifaklardan örnekler verdi. 1991'de İslahatçı Demokrasi Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Refah Partisi bir ittifak yapmışlardır. Bu ittifak yasal değildir ama yasal olabilmesi için iki parti fedakarlık yapıp, "Bu sefer RP'dir" sloganı içinde kendi milletvekili adaylarını da oradan göstermek suretiyle, bir seçim yarışması içine girmişlerdir. Zaman içerisinde başka partilerinde yasal olmamasına rağmen ittifak kurma girişimleri olmuştur. Şimdi yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girmesi ile yüzde 50 artı 1’e ulaşma zorunluluğundan partilerin ittifak metodlarına başvurma ihtiyaçları doğabilecektir.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, MHP'nin Cumhurbaşkanı adayı göstermeyeceğini açıkladığı toplantıyı şu bariz cümleyle taçlandırmıştır. "Benim aklım hep Türkiye’dir. MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı yoktur. MHP ittifak olursa ittifakla, olmazsa parti olarak kendi milletvekilliği seçimlerine girer ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Yenikapı ruhuyla hareket edecektir. Bu kadar nettir."

“Önce Ülkem ve Milletim sonra Partim ve ben” sözü öyle rastgele bir söz değildir. Türk siyasi hayatındaki demokrasinin kökleşmesi siyasi yapının normalleşmesi ve zenginleşmesi açısından Genel Başkanımız bu tavrı Ülkücüler tarafından da çok iyi anlaşılmalıdır. Türkiye’nin istikrarlı bir ortama kavuşması açısından siyasi partilerimizin yükleneceği sorumluluğu yerine getirmesi Avrupa Türk Konfederasyon olarak beklentimizdir.

SİYASİ ÇETELER BOZGUNA UĞRATILDI

Ülkücü Hareketin liderine karşı yapılan kara propagandalar terör örgütü kaynaklı derin ve kurgulanmış bir saldırıdır. Liderimize yapılan planlı alçak saldırı, propaganda mucitlerini yatağından ters döndürecek nitelikte sinsice planlanmıştır. Bu haince saldırıların hedeflerinde Türk Milletine sevdalı olanlar sevk ve yönlendiren Liderinin etrafında bulunan ülkücü kadrolar da hedeflenmiştir. Lideri yalnızlaştırarak teslim alınmak istenmiştir. Elbette bu saldırılara karşı içimizden bazıları aynı mukavemeti, direnci gösteremedi. Bir kısım zayıf iradeli arkadaşlarımız bu süreci taşıyamadı, kimisi sindi bazıları korktu bir kısmı da ihanete kadar yol aldı. Ülkücü Hareket bu zaman içerisinde Birlik ve Beraberlik içerisinde Liderinin etrafında kenetlenmesini bildi ve güçlenerek çıktı. İster içimizden olsun isterse dışımızdan olsun, Milletinin huzur ve haysiyetiyle oynayan siyasi çeteleri bozgunla tanıştırdık. Heveslerini kursaklarında bıraktık. Ülkücü Hareketin Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin almış olduğu inisiyatif ve yönlendirmeleri sonucu Türk Milletinin Beka Sorunu ortadan kalkmaya doğru bir sürecin içerisine girmeye başladı. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Milletvekilliği seçimleri için komisyonlar kurularak Milli ve Yerli fikirler üretilmeye başlandı. Milli bir mutabakat anlayışıyla, Türk Milletinin ve Devletinin ebediyete kadar bağımsız yaşatılmasının dinamikleri oluşturulmaya başlandı.

Genel Başkan Cemal Çetin son olarak Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden terör örgütlerine yönelik sürdürülen Afrin operasyonunun haklı ve yerinde olduğunu belirterek, kahraman ordumuza başarılar, şehitlerimize de Allah’tan rahmet diledi.

Toplantının ikinci bölümünde dilek ve temennilerde bulunan Türk Federasyon yöneticilerin ardından kapanış konuşmasını Almanya Türk Federasyon Genel Başkanı Şentürk Doğruyol yaptı.

Şentürk Doğruyol; Almanya’daki artan yabancı düşmanlığı, islam karşıtlığı, terör örgütlerinin uzantılarının eylemleri ve Türk Federasyon’a bağlı derneklerin faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulundu.

 

Galeri