• Deutsch
  • Türkçe

Alman devletinde rekor bütçe fazlası


Sağlam ekonomik konjonktür sayesinde Alman kamu sektörü bütçe fazlası verdi. Alman devleti 2016 yılını 23 milyar 700 milyon euro ile rekor düzeyde bütçe fazlası ile kapattı.

Alman devleti, mali bakımdan birleşme sonrasının en parlak yılını 2016’da geçirdi. Alman İstatistik Dairesi'nin verilerine göre federal devlet, eyaletler, belediyeler ve sosyal kasalar 2016 yılında harcadığından 23,7 milyar euro fazlasını tahsil etti. Milli gelire oranla devlet gelirlerindeki artış ön tahminlerin de üzerine çıkarak yüzde 0,8 oldu.

Vergi gelirlerinin artması ve işsizliğin azalması sayesinde federal devlet bütçesi üç yıldır fazla veriyor.

2016’da sosyal sigortaların bütçe fazlası 8 milyar 200 milyon, federal devlet bütçesinin fazlası ise 7 milyar 700 milyon euro oldu. Devlet bütçesi fazlası 2015’te 10 milyar euroyu bulmuştu. Eyalet ve belediye bütçeleri de fazlayla kapandı.

Yılın üçüncü çeyreğinde yavaşlar gibi olan büyüme ekim – aralık döneminde bir önceki üç aya göre yüzde 0,4 oranında arttı. Böylece Almanya 2016’yı yüzde 1,9’luk büyüme hızıyla kapatmış oldu.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi yılın son çeyreğinde kamu ve özel tüketim harcamaları, mülteciler için yapılan harcamalar ve inşaatçılıktaki yüksek konjonktür sayesinde canlılığını sürdürürken ihracatta rekor kırdı ama ithalatın ihracattan fazla artması büyümeye fren etkisi yaptı.

Almanya 2017’ye de iyimserlikle girdi

Alman ekonomisi 2017 yılına bu ivmeyle girdi. Federal Merkez Bankası da son aylık raporunda, "Yılın ilk üç aylık döneminde büyüme hızının daha da artacağını ancak enerji fiyatlarındaki artışın tüketim harcamaları üzerinde olumsuz etki yapacağını" yazdı.

Alman şirketlerinin beklentileri de iyimsere döndü. ABD Başkanı Donald Trump’un himayecilik sinyalleri vermesine ve Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılma hazırlıklarına başlamasına rağmen ekonomik araştırma enstitüsü ifo'nun özel sektör beklenti endeksi şubat ayında iyimser çıktı. Commerzbank Baş İktisatçısı Jörg Krämer, "Alman özel sektörünün, Trump’un ekonomi politikalarında atacağı adımlar belli olmadan kötümserliğe kapılmaya niyetli olmadığının anlaşıldığı" değerlendirmesini yaptı.

© DW